Çocuklarda Karın Ağrısı

iStock_000010665240Smallicc

Çocuklarda Karın Ağrısını Hafife Almayın

Hisar İntercontinental Hospital’dan Doç . Dr . Salih Somuncu , çocukların karın ağrısının yaşa yönelik değişebileceğini fakat genellikle karın ağrısının sebeplerinin dahili ve cerrahi olarak 2 gruba ayırılabileceğini ifade etti . Doç . Dr . Somuncu , karın ağrısıyla sık sık karşılaştıklarını çoğunlukla dahili nedenlerden kaynaklandığını belirterek , ” Mesela bir mide barsak enfeksiyonu karın ağrısıyla kendini gösterir . Istifra (kusma) ya da ishal daha daha sonra eklenebilir . Bu da mühim bir karın ağrısı nedenidir ve bir sürü sık sık karşılaştığımız bir durumdur . Bunun dışarısında parazitler de karın ağrısı yapar . Parazitlere ilişkili karın ağrısı çoğunlukla kroniktir ani değildir . Dahili karın ağrısı nedenlerinden biri de idrar karayolu enfeksiyonudur . Bilhassa genç böbreği ve mesanesiyle alakalı bir problemi tanımlayamayacağından bu dışarıya karın ağrısı benzeri yansır . Bu çeşit nedeni ortaya çıkarılamayan kronik karın ağrılarında da kesinlikle bir idrar tahlili yapılmalıdır . Öbür bir karın ağrısı nedeni de çocuklarda kronik kabızlıktır . Dahili nedenlerden kaynaklanan karın ağrıları , çoğunlukla ani değil; uzunca süreli ağrılardır ” dedi .

Öncelikle karın ağrısının nedenini belirleyin!

Doç . Dr . Salih Somuncu , cerrahi karın ağrısıyla karıştırılabilecek karın ağrılarının en başında genetik bir rahatsızlık durumda olan ve ailede diğer bireylerde de görülebilen Ailevi Akdeniz Ateşi ( FMF ) ‘nin geldiğini hatırlatarak , ” Ailevi Akdeniz Ateşi kendisini öncelikle karın ağrısı ve yüksek ateşle gösterir . Muayene sırasında o civarı kuvvetli akut karın bulguları verebilir ki süre zaman cerrahi karın bulgularıyla karıştırılabilir . Çoğu süre bu hastalar apandisit sebebiyle hata sonucu ameliyat edilebilir . En gerçek teşhis genetik tanıma testleridir . FMF tanısı koyulmuş ise uyumlu tedaviyle bir sürü kısa zamanda yanıt alınabilir ” diye sohbet etti .

Apandisit mi , karın ağrısı mı?

Doç . Dr . Somuncu , cerrahi karın ağrılarında erken teşhis ve tedavinin bir sürü mühim olduğuna işaret ederek , şunları söyledi:

” Cerrahi karın ağrısının en sık sık nedeni akut apandisittir . Apandiks ince barsakla kalın barsağın birleştiği alanda kör barsak halinde sonlanan bir organdır . Çocuklarda boyu uzunca ve çapı dardır . O yüzden belli bir zaman daha hızlı klinik bulgu verir . Apandiksin bir sebepten dolayı tıkanmasıyla bulgularını gösterir . Bu sık sık bir lenf bezesinden kaynaklanabileceği benzeri taşlaşmış bir gaitadan , parazitten ya da dışarıdan edinilen bir başka cisimden bile kaynaklanabilir . Normalde apandiks kör barsak olduğu amaçlı iç salgılarını kalın barsağa boşaltır . Tıkanıklık sebebiyle boşaltma gerçekleşemeyince bir zaman daha sonra şişmeye başlar . Enfeksiyon oluşturmayan non patojen bakteriler enfeksiyon üretir duruma ciro . Barsağın iç tabakasından başlayarak adele tabakasına daha daha sonra da dış tabakasına ulaşarak bütün bölgeyi ilgilendiren bir enfeksiyon meydana ciro . Fit bulduğu bir noktadan da patlar . Milletçe içinde apandisit patlaması dediğimiz vaziyet budur . ”

Bağırsak düğümlenmesi ilkbahar mevsiminde daha çok görülüyor

Doç . Dr . Somuncu , milletçe içinde barsak düğümlenmesi olarak malum barsağın bir biçimde tıkanmasının da karın ağrısı nedeni olduğunu dile getirerek , ” Barsak düğümlenmesinde karın ağrısı bir sürü şiddetlidir . Bunun mühim nedenlerinden biri de bağırsağın iç içe girmesidir . ” dedi . Sık Sık ince bağırsağın kalın bağırsağın içerisine gerçek girdiğini ve ağrı hemen bir sürü kuvvetli bir kıvrandırıcı ağrıyla karşın karşıya kalınabileceğini anımsatan Doç . Dr . Somuncu , şunları söyledi: ” Bu ağrının ardından istifra (istifra (istifra (kusma))) ve karın şişliği başlar . Bir süre daha sonra da kanlı gaita eşlik eder . Barsak düğümlenmesi her yıl grubunda olmakla beraber 9 belediye 12 aylardaki çocuklarda daha çok görülebilir . Barsak düğümlenmesinin mevsimsel bir özelliği vardır . Nedeni Ise bağırsağın iç içe girmesi amaçlı uyarıcı bir puan gerekir . Bu uyarıcı puan çocuklarda sık sık ince barsak kök ve duvarlarındaki minik lenf nodlarıdır . Bu lenf nodları da çoğunlukla – solunum yolları enfeksiyonlarından daha sonra olabilir . Barsak ya da solunum yolları enfeksiyonlarından bir hafta 10 gün daha sonra hasta bize bağırsak düğümlenmesi ile gelebilir . Benzer biçimde apandisit de – solunum yolları enfeksiyonlarının sık sık olduğu ilkbahar ve sonbahar mevsiminde daha sık sık görülür . Barsak düğümlenmesinin tedavisinde şayet klinik bir bulgu olmamışsa 5 cm’ye civarı ameliyatsız takiple tıbbı iyileştirme edebiliriz . Ama sebat edip 5 cm – kısmına çıkmışsa ve barsak kangreni riski varsa o süre cerrahi müdahale yapıyoruz . ”

 

Bir önceki yazımız olan Bebekte Şaşılık başlıklı makalemizde bebek gelişimi ve hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir