Endometriozis (Çikolata Kisti) Nasıl Oluşur?Nasıl tedavi edilir?

 

Endometriozis nedir?

Rahmin iç katmanını oluşturan ve adet kanamasının gerçekleşmesini sağlayan endometrium, adet sonrası dönemde 3–5 mm kalınlığa sahiptir. Endometrium mensturasyon periyodu (adet döngüsü) sürecinde, salgılanan hormonlar vasıtasıyla kalınlaşır ve adet dönemi öncesi 9–15 mm kalınlığa sahip olur. Yumurtalıktan salınan yumurta sperm tarafından aşılanırsa 5–6 günlük süre zarfında embriyo rahme ulaşır ve büyüyüp gelişmesi için hazırlanmış olan rahme tutunarak gelişimine devam eder.

Yumurtanın sperm tarafından aşılanması gerçekleşmemiş ise kalınlaşmış olan rahim içi katman bir miktar kanla birlikte vajinadan vücudu terk eder.

Sebebi tam olarak bilinmemekle beraber endometrium hücrelerinin rahim dışında herhangi bir bölgeye yerleşebilmesi (karın iç zarı üzerinde, rahim üzerinde, yumurtalıklar üzerinde) mümkün olmaktadır. 

Endometrium hücreleri rahim içinde gösterdikleri davranışı yerleştikleri bölgelerde de her ay tekrar ederler. Yani rahmin içinde yaptıkları gibi her ay kalınlaşır ve kanama ile dökülürler. Bu döküntüler bulundukları bölgenin etrafındaki dokuların arasında adezyonlara (yapışıklık) neden olurlar ki buna da endometriozis () adı verilir.

Endometriozis neye benzer?

Endometrium hücrelerinin overe (yumurtalık) yerleşmesi ve oluşan kanamaların yumurtalıkta birikerek oluşturdukları kistlere çikolata kisti (endometriozis) adı verilir. Kistin içinde biriken sıvının renginin genellikle koyu kahverengi olması ve görüntüsünün de çikolataya benzetilmesi nedeniyle bu ismi almıştır.

Çoğunlukla sol veya sağ yumurtalığın birinde, nadiren her ikisinde birden görülen bu kistler, yapıları itibariyle habis ya da kansere sebep olabilen kistler değildir. Sıklıkla 4–5 cm boyutunda görülen bu kistler, 10-15 cm’ye kadar ulaşabilmektedirler.

Endometriozis belirtiler nedir?

 Endometriozis (çikolata kisti) ya da endometrioma hastaları, şiddetli ağrı ile seyreden adet kanamalarından, cinsel münasebet sonrasında ağrıdan ve kronik pelvik ya da bel ağrılarından şikayet ederler. Endometriozise sebep olan mekanizma hakkında kesin bir bilgi bulunmadığından nedeninin kesin olarak ne olduğu da söylenememektedir. Bu açıdan “teoriler hastalığı” olarak değerlendirilen endometriomaların oluşumu hakkında en çok kabul gören teori, adet kanaması sırasında bir miktar kanın geriye doğru akması ve bu sırada adet kanının içinde bulunan endometrium hücrelerinin yumurtalığa tutunması sonucunda oluştuğudur.

Genel olarak endometriozis belirtilerini sayacak olursak:

  • Adetlerin sancılı geçmesi
  • İshal ve kabızlık durumu
  • İdrarda kan görülmesi
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Bacaklarda ağrı olması
  • Karın ağrısı
  • Bel ağrısı
  • Sırt ağrısı
  • Kasıklarda kronik ağrı
  • Adet kanamasıyla birlikte görülen burun kanaması
  • Vücudun çeşitli yerinde morluklar görülmesi
  • Dışkıda kan görülmesi
  • Kısırlık
  • İdrar yaparken yanma durumu endometriozis belirtileridir.

Endometriozis (çikolata kisti) nasıl oluşur?

 Endometriozis (çikolata kisti) hastalığının oluşumuna neden olarak genetik faktörlerin üzerinde daha fazla durulmaktadır. Çikolata kisti, üreme çağındaki kadınlarda görülen bir hastalıktır ve üreme çağındaki kadınlar arasındaki görülme sıklığı % 10’dur. Gebe kalamama sorunu yaşayan her 10 kadından 2-4’ünde (% 20-40) kısırlık sebebiendometriozis yani çikolata kistidir.

Şiddetli ağrı ile seyreden adet kanamaları, cinsel münasebet sonrasında ağrı ve kronik pelvik ya da bel ağrılarının ile belirti verdiği gibi hiçbir belirti göstermeden tesadüf eseri de saptanabilmektedir.

Kan testleri ve ultrasonografik değerlendirme ile saptanabilen endometriomanın tanısı kesin olarak, operasyonla çıkarılan kitlenin patalojik incelemesi sonucunda konulabilir. Özellikle jinekolojik (vajinal ultrason ya da transvajinal ultrason) ultrasondaki tipik görüntüsü ile kolayca tanınabilen endometriozis kistlerine konulan tanıların başarı oranı % 90’ın üzerindedir.

Endometriozis(Çikolata kistin)te Kullanılan Tedaviler

Gözlem: Bu tedavi yaklaşımı herhangi bir yakınması olmayan hastalarda, kistin yakın takibe alınmasıyla gerçekleştirilir. Özellikle ilk evrelerde olan çikolata kistlerinde fazla şikayet oluşmadığından kistin cerrahiyle alınıp, kadının yumurtalık rezervinin olumsuz etkilenmesinin önüne geçilebilir.

İlaç tedavileri: Bu tedavide hastanın ağrılarının azaltılmasına çalışılır. Ağrılı adet kramplarının azaltılması için önerilen ağrı kesici ilaçlar faydalı olmadığında, diğer tedavilere başlanır.

Hormon tedavisi: Hastalarda dışarıdan verilen hormonların endometriozis hastalığında etkilerin azaltılmasında ya da yok edilmesinde etkili olabilir. Her ay olan adet döngülerinde hormon seviyelerindeki artma ve azalma nedeniyle, endometrium dokusunda kalınlaşma, dökülme ve kanama olur. Dışarıdan alınan hormon ilaçlarıyla bu dokunun büyümesi yavaşlatılabilir ya da yeni oluşumlara engel olunabilir. Ancak çikolata kisti tedavisinde bu yaklaşım hastalar için kalıcı bir çözüm olmaz. Çünkü hormon tedavisinin kesilmesinden sonra, hastalarda olan rahatsızlıklar tekrar nüks etmeye başlar.

Cerrahi tedaviler: Bu tedavi daha çok şiddetli ağrı yakınması olan hastalar için uygulanabilir. Açık ameliyat yerine daha çok laparoskopik cerrahi tercih edilir. Bu yöntemin uygulanması için, hastanın yaşı, çocuk isteyip istememesi, şikayetlerinin şiddeti ve kistin durumu dikkate alınır. Çikolata kistinin en etkili tedavisi cerrahi olsa da, bu tedavide kesin olarak kistin yeniden oluşmamasını sağlayamaz.

Kombine edilmiş tedaviler: Bu tedavilerde hastalara hem ilaç tedavisi, hem cerrahi tedavi, hem de diğer tedaviler bir arada uygulanabilir.

Rahmin ve yumurtalıkların alınması: Çikolata kistinin hastaya şiddetli etkiler yapmasında, eğer hastanın yeniden çocuk sahibi olma isteği yoksa rahmin ve beraberinde yumurtalıkların alınmasına başvurulur. Bu sayede hastaların yaşam kalitesi düzene sokulur. Tedaviden sonra çikolata kistlerinin yeniden oluşması söz konusu olmaz.

Tüp bebek tedavisi gibi yardımcı üreme yöntemleri: Bu tedaviler kadınların çocuk sahibi olmak istemesi durumunda, cerrahi tedaviden önce uygulanır. Çünkü cerrahide yumurtalık kapasitesinde azalma meydana gelebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir